Güney Patagonya Buzul Bölgesi göz alabildiğine uzanır. Gerçekten de çok büyüktür. Kıyaslama yapmak gerekirse Bahamalardan veya ABD’nin Connecticut eyaletinden daha büyüktür.
350km uzunluğundadır ve 49 farklı buzul vardır.
Güçlü rüzgarlar, yağmur, kar ve dondurucu soğuklara ek olarak yarıklarla dolu buzullarıyla
hatayı affetmeyen bir ortam.
Tüm bunların yanında, ücra bir yer olmasının kurtarılmayı da imkansızlaştırdığı düşünüldüğünde, ayakkabılarınızı giyip koşuya çıkmamak için sayısız nedeniniz oluyor. Fernanda Maciel sıradan bir koşucu değil. Atlet arkadaşı Kaytlyn Gerbin, ile beraber Fernanda, normalde altı ila sekiz gün süren bir yolculuğun sonunda El Chaltén’de sonlanan 78km’lik Circo de los Altares Traversini geçti. İki kadın bunu şaşırtıcı bir şekilde 13 saat 15 dakikada başararak bu rotadaki bilinen en hızlı zamanı (FKT) elde ettiler.
Atletler ile
Tanış
Fernanda Maciel
Çevreyi koruma ve ihtiyaç sahiplerine yardımcı olma tutkusunu taşıyan Fernanda, son derece saygı gören bir uzun mesafe koşucusudur. Koşmak ona doğanın sessizliğinin keyfini sürme, yeni yerler keşfetme ve gündelik hayatta yaşayamayacağı hisleri ve duyguları tecrübe etme şansını sunuyor.
KAYTLYN GERBIN
Biyomühendislik işinde kök hücreler üzerine çalışmadığı zamanlarda, Kaytlyn bir uzun mesafe koşucusu olarak rekorlar kırmakla meşgul oluyor. Yarışlara bilimsel bir deneme yanılma testi anlayışıyla yaklaşarak beslenmesini, donanımlarını ve yön bulma tekniklerini değerlendirdikten sonra elde ettiği bulguları daha sonraki maceralarında kullanıyor.
Fernanda Kaytlyn’le ilk defa birkaç yıl önceki Transgrancanaria uzun mesafe yarışında tanıştı. O dönemde Fernanda Everest bölgesine gitmek üzereydi. Kaytlyn de böyle bir maceranın hayalini kuruyordu ve bir gün uzaklara yapacağı bu destansı yolculuklardan birinde Fernanda’ya katılmayı kafasına koydu. 2021 yılına gelindiğinde iki uzun mesafe koşucusu Patagonya’da bilinen en hızlı zamanı nasıl başarabileceklerini planlamaya başladılar.
“Riskli bir rotaydı,” diyor Fernanda. “Hızlı ve hafif olmanız gerekiyor. Hızlı olabilmek için yanınıza daha az ekipman almanız lazım ama kurtarılma şansınız da yok. Yüksek dağlara tırmandığımda rakımdan dolayı çok zorlayıcı oluyor ama sizi kurtarabilecek helikopterler ve etrafınızda insanlar bulunuyor.”
Zorlu doğa koşullarına ve COVID’den yarışa başlamadan günler önce çok sevdikleri bir arkadaşlarının kaybına kadar yaşanan bir dizi aksiliğe rağmen -her iki atletin de ciddi sakatlıklardan çıkmış olmalarından bahsetmeye gerek bile yok- Fernanda ve Kaytlyn mükemmel bir performans sergiledi.
“Çok fazla buz yarığı vardı. Etraflarından dolaşmak çok zaman alacaktı. Biz de bu yüzden hızlı ilerleyip atlamaya karar verdik. Yaklaşık bin kadar yarığın üzerinden atlamışızdır. Neredeyse üç adımda bir atlıyorduk.”
Buz yarıkları bir kenara bırakılırsa rotaları gerçekten nefes kesici manzaralarla doluydu ve Fitzroy, Cerro Torre ve Torre Egger gibi dünyanın en büyük ve en ünlü zirvelerinden birkaçını barındırıyordu.
























